89.Yılında “Türkiye İktisat Kongresi”

89.Yılında “Türkiye İktisat Kongresi”

“Ekonomi demek her şey demektir.
Yaşamak için, mes’ut olmak için, insanlığın varolması için ne gerekiyorsa,
bunların tümü demektir.”
Gazi Mustafa KEMAL
17.2.1923, İzmir

Temel soru şu: “Türkiye İktisat Kongresi” nedir ve neden toplanmıştır? Kongre’nin o gün ve bugün için anlamı ve önemi nedir?

1. “Ateşin ve ihanetin içinde” emperyalistlere karşı dört yıl süren Ulusal Diriliş Savaşı’nın sonunda, “boyunlarında hilafetin ölüm fermanları, başlarında zafer tacı” ile muzaffer Komutanlar İzmir’e girmişlerdir (9 Eylül1922)!
Daha barut kokusu Vatan topraklarında dururken, henüz Devlet kurulmamışken, hemen ülkenin imarı ve yüzyıllarca umursanmamış iktisadi stratejisi hesaplanmaya başlanmıştır. İktisat Vekili (Bakanı) M. E. Bozkurt’un “… meslek adamlarını… doğrudan doğruya memleketin vicdanını… dinleyerek bir program vücuda getirmek lazım” düşüncesi ile İzmir’de bir iktisat kongresi planlanmıştır (12 Kasım 1922). (Elbette Kongre’ye içerden ve dışardan karşı çıkanlar olmuştur).

2. Kongrenin amaçları, i) kurulacak devletin iktisadi ana stratejisini belirlemek, ii) bu stratejinin oluşumunda iktisadi birimleri (halkı) söz sahibi yapmak, iii) bilinen iktisat teorilerinden farklı olarak Türkiye’ye özgü iktisat programları geliştirmek, iv) dünyaya (ve Lozan’da karşımızdakilere) kapitalist sistem içinde olacağımız ve Sovyet Blokunda yer almayacağımız mesajını vermek, olarak sayılabilir.

3. Batı Trakya, Boğazlar, Musul, Osmanlı Borçları, Kapitülasyonlar konularında emperyalistlerin dayatmaları kabul edilmeyince, 20 Kasım 1922’de başlayan Lozan Konferansı 4.2.1923’te kesilmiştir.
Her il ve ilçeden 7 temsilci (3 çiftçi, 1 tüccar, 1 zanaatkar, 1 bankacı ve 1 amele) olmak üzere 1135 temsilci ile 17 Şubat 1923 günü İzmir’de “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştır. Kongre 4 Meslek Komisyonu (çiftçiler, tüccarlar, sanayiciler, işçiler) biçiminde ayrı ayrı çalışmış, öneriler Genel Kurulda “Misak-i İktisadi (Ekonomi Andı) Kararları” olarak Hükümet’e sunulmuştur.
Ulusal çıkarlara uyan yabancı sermaye benimsenmiştir.

4. Aynı zamanda büyük bir toplumsal hareket olan bu Kongre ve Kararları, ulusal değerlere ve toplumsal iktisadi kaynaklara önem veren, kalkınmanın ancak iç dinamiklerle gerçekleştirilebileceğini gösteren çağının en önemli belgesidir.

5. “Hala evrensel geçerliliği olan ve yarı sömürge toplumlara yol gösteren” konuşması ile Gazi Mustafa Kemal’in açılışını yaptığı Kongre, insanlık tarihinde birçok yönden ilktir: Hepsi ilk kez olmak üzere, i) bir İktisat Kongresi yapılmıştır, ii) kurulacak Devlet’in ana stratejisi belirlenmiştir, iii) Farklı meslek sahipleri/ farklı sınıflar bir araya gelip ortak çıkar belirlemişlerdir, iv) bilime katkı olabilecek nitelikte, bilinen liberal öğretiden farklı, özgün bir iktisadi anlayış belirlenmiştir. Bu anlayış iktisat bilimi tarihinde sonradan “ithal ikameci strateji” olarak anılacak ve 1950’lerde kuramsal olarak konuşulacak, 1960’larda uygulanacaktır,
Bugün ağır eleştirilen ulusal ekonomi, böyle bir çağdaş anlayış ile biçimlenmiştir.
Bugün çağdaş anlamda kalkınma ve gelişme, hala 89 yıl önceki Kongre Karaları doğrultusundadır.