Aktörler ve Çıkarları – I

Aktörler ve Çıkarları – I

“Ben yanarım gün içinde/ Sen gülersin bağ içinde”

Temel soru şu : Piyasa ekonomisinde toplumun çıkarları nasıl sağlanır? Ülke ekonomisi bir bütün olduğuna göre, “herkes”in çıkarı aynı mıdır? Ekonominin işleyişi neye göre belirlenir? Ekonominin işleyişinde karar vericiler kimlerdir ve neye göre karar verirler? Bunun bir ölçüsü/ amacı var mıdır?

1. Bir ülke ekonomisinin işleyişinde, üretim/ dağıtım/ bölüşüm sorunlarına ve konularına, karar verenler/ belirleyenler/ etkilenenler “iktisadi karar verici = iktisadi aktör” olarak adlandırılır. Her ekonomik sistem, kendi iktisadi aktörlerini yaratır. Kapitalist üretim biçiminde “piyasa ekonomisi” mantığı, tüm bireylerin “girişim ve mülkiyet özgürlüğü” üzerine kurgulanmıştır. Liberal söylemin (ideoloji) tartışmalı bu kavramına bakılırsa, toplum tümüyle “atomize” olarak “birey“lerden oluşur: Bireyler kendi çıkarlarını korudukları sürece toplumun da çıkarları korunmuş olur. Ne var ki tarih ve gerçek yaşam, liberal ideolojinin bu varsayımını doğrulamamıştır. (Ayrı bir yazı konusu olacaktır).

2. İktisadi aktörler açısından temel olan “çıkarlarını en çok” yapmaktır. Piyasa ekonomisinin işleyişinde, belirleyici olarak üç ayrı aktör grubu vardır: i. Bireyler ve aileler (hane halkları), ii. şirketler, iii. devlet adına hükümet.

3. Birinci aktör grubu, tüm ülke nüfusunu kapsadığı gibi, aynı zamanda toplumu oluşturan farklı “sınıf“ların toplamıdır. Dolayısıyla farklı sınıflardaki farklı bireylerin çıkarları da farklı olacaktır. Ancak her sınıftaki her bireyin çıkarı (amacı) “faydasını en çok yapmak”tır. Bir yaman çelişki buradadır ki, sınıfsal çıkar farkı, bireylerin çıkarlarını hem öznel hem de sınıfsal olarak farklılaştırmaktadır.

4. İkinci aktör, şirketlerdir ve çıkarı (amacı) “kar” etmektir. Köylünün küçük işletmesinden esnafın dükkanına, KOBİ’lerden oligarşinin büyük işletmelerine, uluslarüstü dev tekellere kadar genişleyen bu şirketlerin çıkarları ve topluma yansıması ortak olabilir mi? Bir iç çelişki buradadır. Diğer bir çelişki de şirketin kar amacı ile hane halklarının fayda amaçlarının çatışmasıdır.

5. Üçüncü aktör olan hükümet ise bütün bu çıkar çatışmalarının ortasında, kendi ideolojisine/ dünya görüşüne/ dayandığı seçmen kitlesinin beklentilerine göre çok/ çeşitli/ birbiri ile çelişen çıkarlarını (amaçlarını) yerine getirmeye çalışır.

6. Ekonomide aktörlerin çıkarları farklı/ birbirleri ile çelişkileri yoğun iken, piyasaların uyumundan ve ahenkten söz etmek iktisaden zordur. Tüm bunlara bir de iktisat politikaları eklenince…

Gül bahçesinin dibi gül kokmayabilir…
Analizi ve bakış açısını farklılaştırmak gerek…

(Devam edeceğim…)