Aktörler ve Çıkarları – II

Aktörler ve Çıkarları – II

“Bülbülleri har ağlatır/ Aşıkları yar ağlatır/
Ben feleğe neylemişem/ Beni her seher ağlatır”

Rumeli Türküsü

15.7.2011 günlü yazımdan devamla…

Temel soru şu: Piyasa ekonomisinde toplumun çıkarları nasıl sağlanır? İktisadi çıkarlar açısından toplum bir bütün müdür? İktisadi aktörlerin farklılıkları ve çıkar çatışması ne anlama gelir? Hükümetlerin bu “çıkarlar” ve “çatışmalar” arasındaki rolü ve görevi nedir?

1. Bir ülke ekonomisi çıkarlar üzerine kurulur. İktisadi aktörler (bireyler, şirketler, hükümet) üretirken de tüketirken de çıkarlarına göre hareket ederler. Ancak, iktisadi ve politik “güç”leri oranında ekonomiden pay alırlar.

2. Liberal söylemin (ideoloji) belirttiği en güçlü aktör “birey”dir. Atomize olarak tek tek bireylerden oluştuğu varsayılan toplumda, bütüncül bir “toplumsal çıkar”dan söz etmek zordur. Bireyler, ekonomi içinde sahip oldukları mülkiyet/ çalışma yaşamındaki konumları/ baskı yapabilecekleri politik güç/ vb. durumlarına göre farklılaşırlar. Bireylerden bazıları yalnızca tüketici iken, bazıları şirket sahibi/ ortağı/ yöneticisidir. Büyük çoğunluk ise o şirkette yalnızca ücretli çalışandır. Kimisi küçük toprağında köylü, kimisi de küçük dükkanında esnaftır. Ekonomideki konumları farklılaştıkça, bireysel çıkarları da farklılaşır. Tüketicinin çıkarı ile köylünün çıkarı, şirketin çıkarı ile işçinin çıkarı aynı değildir. (Biri en ucuz fiyatı, diğeri en yüksek fiyatı ister).
Birey aynı zamanda “oy” veren, ülke politikasını etkileyendir. Hükümetin politikalarını şekillendirendir.
Konumları gereği çıkarları ortak olan bireyler birlikte hareket edebilirlerse, “sınıfsal” çıkarları, politik güçlerini artırır.

3. Sahibi/ karar vericisi birey olan “şirket”, çoğu kez bireylerden bağımsız davranır. Küçük esnafından uluslarüstü (vatansız) dev şirketlere kadar, hepsi kendi karını en çok yapmak ister. Şirketin karı ile ödeyeceği maliyet zıttır. Kimi şirketler maliyeti tüm topluma ödetebilirler. Temiz çevre/ sağlıklı gıda/ sağlıklı toplum için harcanacak çaba, şirket maliyetini artırabilir. Toplumun dağlardaki suları akmaz, tarlası ve içtiği su siyanür olabilir. Şirketin büyüğü esnafı yutabilir. Şirketlerin çıkarları hem birbirleriyle hem de toplumla çatışabilir.

4. Devlet adına ülkeyi yöneten “hükümet”, aslında toplumdaki bireylerin çıkar özlemleri ile oluşan siyasal parti/partilerden ibarettir. Toplumdaki bireylerin çıkarları ne kadar örtüşüyorsa, o kadar oy toplanıp, partiyi iktidar yapar. Hükümet, seçmen kitlesinin çok/ çeşitli/ birbiri ile çelişen çıkarlarını (amaçlarını) yerine getirmeye çalışır. Çıkar gruplarının oyları ile iktidar olan parti, devlet adına ülke yönetirken, aslında ekonomik ve politik gücü olan aktörlerin çıkarlarını koruma eğilimindedir.