Analitik Düşünme ve Gençlik

Analitik Düşünme ve Gençlik

“Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi/…”
Aşık Veysel

Temel soru şu: Toplumların gelişiminde gençliğin rolü nedir? 21. yy. Türkiye’si için nasıl bir “gençlik” planlanmaktadır? Beşeri sermaye ve eğitim ilişkisi nedir?

1. Son dönem ekonomi-politik alanda yaşanan tüm olaylar ve olgular adeta bir tiyatro sahnesinde sergilenmektedir. Çıkış kapıları tutulmuş bir salonda oynanan oyun, özellikle genç seyircileri etkilemekte, görmez/ bilmez/ analitik düşünemez yapmaktadır.

2. Toplum bir fıskiyeye benzetilirse, aşağıdan gelen su damlalarının gücüdür suyun ne kadar yukarıya çıkacağını belirleyen. Refah toplumuna gelebilmenin, uluslararası alanda rekabet edebilmenin ön koşulu, donanımlı yetiştirilmiş, düşünme ve sorgulama yeteneği kazandırılmış gençlik yetiştirmektir. Beşeri sermayesi düşük bir ulus, diğer ulusların malzemesi ve pazarı olmaktan kurtulamaz. Ekonomide ulusal gelir rakamları büyür ama gelirler başka ulusların kasalarına akar.

3. Giderek artan bir umarsızlık ve politik duyarsızlıkla, başka bir mecraya itilmeye çalışılan Türkiye’de düşünen/ sorgulayan gençlik istenmemektedir. Çabalar bu yöndedir.

4. Yönetenlerin bilgi yetersizliği ve politik algılamalarından çok daha fazlası, kamuoyunda yaratılan bilgi kirlenmesi gençliğin önündeki en büyük sorunlardan biridir. Çünkü gençlik söylenenleri “doğru” olarak alıp, kendi görüşlerini bu yanlış veri üzerine kurgulamaktadır. Yöntem kısa dönemde politikacılara oy sağlasa da, uzun dönemde ülke bedel ödeyecektir.

5. Uzun bir süredir üniversitelere gelen gençlerin çoğunun entelektüel bilgi birikimleri çok yetersiz, politik tavırsız, analiz etme yetenekleri adeta körlenmiş gibidir. Temel ve orta öğretimde düşünme yetisi geliştirilmemiş, test çözmeye odaklı gençler yetiştirilmektedir. Üniversitedeki gençler, nedenselliğe dayalı düşünme ile ürettiği düşüncesini düzgün cümlelerle ifade etmekten çoğunlukla yoksundur.

Belki de istenen budur: Temel ve orta öğretim yasası (4+4+4) değiştirilirken, ne pedagojiye bakılmış, ne aydınlanmacı felsefe grubu derslerin düşünmeye/ bireysel gelişime katkısı tartışılmış, ne de entelektüel gelişim konuşulmuştur. Yasanın ruhu okullara Kur’an kursu derslerini yerleştirmekten ibarettir.

6. Yaşarken/ yaparken öğrenen, okuyup tartışarak analiz etme yeteneğini geliştiren Köy Enstitülü öğrencilere, beşeri sermaye anlamında Türkiye çok şey borçludur. Bu model evrilerek hala kullanılabilir.

7. Elbette analitik düşünen gençler de var: Nedensellik bağlamında düşünen, sorgulayan gençler eğer politik tavırlıysa, sistem bedel ödettirmektedir. Hoşgörüsüz yöneticilerle yasalar birleşmekte, gençler etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır. (Demokratik protesto hakkını kullanıp da tutuklanmayan gösterici yok gibidir).

Gençlerin gelişiminde artık aileler daha bir önem kazanmaktadır.
Gençlerine sahip çıkamayan toplumlar, sürünmeye mahkumdur.