Bireyin Direncinden Toplumun Gelişimine

Bireyin Direncinden Toplumun Gelişimine

“İnsanlar niçin hapis yatar, niçin acı çeker? …
Bunun bir nedeni var.
Daha iyi bir dünya, daha iyi demokrasi,
daha iyi sosyal adalet, ekmek ve özgürlük için. …”
Uğur MUMCU

Temel soru şu: Toplumların gelişiminde bireyin katkısı var mıdır? Kişinin kendi evrilmesinde istençlerinin gücü nedir? Hangi güç, kişiyi toplumsal değişimde sorumluluğa iter? Tarihin akışında bireyin direncinin rolü nedir?

1. Toplumların değişim ve gelişimi uzun soluklu bir süreçtir. Toplumlar kendi iç dinamiklerinde yaşattıkları birikimle hareket ederler. Dış dinamikler, iç dinamiklerin biçimlenmesinde etkilidir. (Diğer deyişle dış güçler, ancak “iç güçlerin işbirliği” ile toplumu yönlendirebilir). Tüm bu oluşumlarda toplumlar, diyalektiğin şaşmaz yasalarına göre evrilip gelişirler.

2. Tarih boyunca tüm toplumların gelişimi, iktisadi güçlerin evrilmesi sonucudur. İnsan emeğinin verimini artıran dinamikler/ teknoloji/ makinalar (reel sermaye) geliştikçe, toplumlar da gelişmiştir. Aslolan iktisadi yapıdır. Toplumlar iktisadi yapı üzerinde biçimlenir.

3. Her toplum sahip olduğu iktisadi yapıya (alt yapı) uygun “hukuk sistemi/ yönetme erki (hükümet etme)/ inanç düzeni/ düşünce ortamı” (üst yapı) ile kurgulanır. Hukuk da, hükümet de iktisadi yapıyı etkileyebilir ama belirleyemez. Oysa iktisadi yapıda yer alan egemen sınıflar hukuku da, hükümeti de belirler.

4. Egemen sermayeye sahip olan sınıf muhafazakarlaştıkça, hukukta gerçek evrensel adaleti beklemek, hükümet etmede laik ve çağdaş demokrasiyi görmek, inanç düzeninde hoşgörü istemek, geniş düşünce özgürlüğü ortamı ummak hayaldir! Sözler havada uçuşurken, eylemlerde daha tutucu, daha sıkı, daha kontrollü, daha aynılaştırılmış bir toplumsal yaşam dayatılır.

5. Tüm bu bilinen olgulara karşın, toplumların gelişiminde bazı bireylerin tek başına ya da ortak eylemleri ve katkıları yadsınamaz. Kimi bireyler tek yanlı/ yönlendirmeli bilgilerin dışında, aklın ve kuşkunun sorgulamasında kişiliklerini geliştirirler. Bu, bireyin özgür istençleri ile gerçekleştirdiği kişisel gelişimidir. Kişiyi sıradanlıktan kurtaran, anlama ve algılamaya dönük çabalarla yüklü özgür düşünce üreten bir gelişme.
Bencil olmayan, yaşamını toplumla birlikte düşünen kişiler, topluma karşı da sorumluluk beslerler. Bu birikimin ve insan olmanın da bir sonucudur. Çünkü insan olmak, kendine olduğu kadar yaşadığı ülkeye sorumluluk duymaktır.
İşte kimi insanlar vardır ki, tarihin değişiminde tarihin önüne çıkanlar! Birikimleri ve insanlıkları, yüreklerince büyük bu kişiler, sistemin tüm hukuk tanımaz çürümüşlüğüne karşın insan olma onuru ile toplumu daha yaşanası bir dünyaya taşımak için çabalarlar. Gerekli bedelleri de ödemeye hazır olarak.
Yüreklerini uygar bir toplum sevdasına taşıyan MUMCU’lar, bedenleri işkencecilerde kalan nice yurt sevdalısı beyinler, daha nefes alınır yaşama katkı sağladılar.
Anıları ışık olsun!