Çocuklara Kıymayın! Vebaldir!

Çocuklara Kıymayın! Vebaldir!

“Ne feryad edersin divane bülbül/
Senin bu feryadın gülşene kalsın/…”
Aşık Emrah – Elazığ Yöresi

Temel soru şu: Temel öğretimde yapılacak “4+4+4” değişiklikle hedeflenen nedir?

1. Son sözü başta söylemekte yarar var: Hedef ideolojiktir, din temelli gençlik yetiştirmek ve toplumun yapısını “başka” biçimlendirmektir. Aksi olsaydı, “laik demokratik” bir ülkede başbakanın “dindar gençlik yetiştireceğiz” söylemiyle, kamuoyunda tartışılmadan doğrudan Parlamentoya gelmezdi. Bu Yasa tasarısı ile “kesintisiz eğitim” yerine, “kesintili eğitim” temel alınmakta, “mesleki eğitim” (özellikle imam hatip liseleri) gözetilmektedir (Gerekçe, s. 9).

2. Varolan sistemin aksayan yanlarını düzeltmek yerine, öfkeyle, on beş yıl sonra “28 Şubat” gündemi de yaratılarak, imam okullarının eğitimde temel belirleyici olmasını sağlamak hedeflenmektedir. Oysa “8 yıllık kesintisiz eğitim” 28 Şubat 1997’nin ürünü değil, yaklaşık elli yıllık bir birikimin ve tartışmanın sonucudur (1961-İlköğretim ve Eğitim yasası, 1983, 1985, 1993, 1994 düzenlemeleri).

3. Yasa Teklifi ile “ikinci kademe (10-13 yaş)” “üçüncü kademe (14-17 yaş)” ile birlikte açılabilecektir. Bu yalnızca imam hatip okullarına dönüktür. İmam lisesi için tüm eğitim sistemi heder edilemez. Din eğitimi ayrıca verilebilir ve bunun birçok çözümü vardır.

4. Ayrıca, 8 yıllık kesintisiz eğitimi çocuk gelişimi ile uygun bulmayan çevrelerin, ergen olmayan yaşla ergen yaşı (10-17 yaş)” imam hatiplerde bir arada tutmaları çelişkidir. Diğer yandan 8 yıllık kesintisiz eğitimi olumsuzlayan akademik hiçbir çalışma yoktur.

5. Teklif o kadar önyargılı hazırlanmıştır ki, ilk başta ikinci kademeyi (10 yaş) “evde eğitim” yapmaya yöneltebilecek kadar kör, “çıraklık” uygulamasını 11 yaşa düşürecek kadar cüretkar, “10 yaşında çocuk”tan “meslek tercihi yapacak” beklentiye girecek kadar cahilcedir. (Neyse ki gelen tepkilerle geri adım atılmıştır).

6. Bugün yaklaşık 24 milyon çalışanın 20 milyonu lise ve altı eğitimlidir. Çalışanların %10’u ilkokul diplomasız, %37’si ilkokullu, %17’si ortaokulludur. Diğer deyişle Türkiye’de tüm çalışanların üçte ikisi 8 yıllık eğitimlidir. Tüm üretim bu “az eğitimli”lerle gerçekleştirilmektedir. Daha acısı Türkiye nüfusunun %42 si ilkokul mezunu ya da diplomasızdır.

7. Öğrenime başlamayı 6 yaştan 5 yaşa çekmek de fiziki-duygu-beceri-algılama ölçütleriyle yanlıştır. Okul öncesi eğitim kaldırılmaktadır. Çocuklar bu inatla harcanacaktır. Gelecek yılki iki yıllık “1. sınıfa yığılma” ayrı bir sorundur!

8. Kadın ve çocuk haklarında taraf olmalıyız. Türkiye’de 18 yaş altında evlenen kadınların oranı %28, 15 yaşından küçüklerde %5’tir. Bu oran Orta Anadolu’da %37, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da %42’dir. Yasa teklifi ayrıca cinsiyet ayrımcılığını getirecek, kız çocuklarını harcayacaktır.

9. “Millet” kavramını partilerine oy verenler olarak algılayan ve demokrasilerde eleştiren sivil örgütleri hedef belleyenler, topluma/ çocuklarımıza/ geleceğimize yazık etmektedirler.