Değer Üzerine – I

Değer Üzerine – I

“…/Bülbülüm altın kafeste/…”
Halk Türküsü

Temel soru şu: “Değer” nedir? Bir “şey”i değerli kılan nedir? İktisadi anlamda mal ve hizmetlerin değeri nasıl belirlenir?

1. Her halde insanın düşünmeye başladığı çağlardan bu yana en çok sorulan sorulardan biri de “değer” kavramıdır. Kanımca hala da yanıt aranmaktadır. Çünkü her çağda, her düşünce akımında, her iktisat okulunda değer farklı tanımlana gelmiştir. Değer kavramının felsefi, sosyolojik ve psikolojik anlamları farklı boyutlar taşır.

2. İktisadi anlamda mal ve hizmetin değeri, “değer”e yüklenen anlamla ilişkilidir. Öncelikle, kişinin bir mala öznel olarak atfettiği öneme göre “kullanım değeri”nden söz edilir. Bu tamamen bireyin kişisel olarak bir mala kendince verdiği önemdir, tümüyle kişiseldir, başak bir birey için anlam ifade etmeyebilir. Burada “değer” tümüyle “öznel”dir. Diğer yandan malların ve hizmetlerin piyasada alınıp satılması / mübadele edilmesi bu mal ya da hizmetin bir “piyasa değeri”nin olmasını gerektirir ki bu da “değişim değeri”dir

3. Bir başka açıdan, talep edenler bu mal/ hizmetten “fayda” sağlamalılar ki talep etsinler. O halde “değişim değeri”ne konu olan mal/ hizmet aynı zamanda “kullanım değeri” de yaratmalıdır. Değişim ve kullanım değerleri arasındaki bu ilişki, mal/ hizmetin değerini gene farklılaştıracaktır.

4. Değişim değeri her halde “nesnel” olmalıdır. Sorun da burada doğmaktadır: Satılmak amacı ile piyasaya arz edilmiş malın/ hizmetin değeri nesnel olarak nasıl ölçülecektir?

5. Değişim değerini açıklamak için iki yaklaşım söz konusudur: Biri talep, diğeri arz yönlü bakıştır. Talep cephesinden bakıldığında, “malın değerini belirleyen, o mala duyulan gereksinmenin derecesidir”. Bir mala/ hizmete ne kadar çok gereksinme duyulursa, malın/ hizmetin değeri o kadar çok artar. (Bir pınar başında suya duyulan gereksinimle çölde suya duyulan gereksinmenin farklılığı, “aynı” bir bardak suyun değerini değiştirir). Arz cephesinden bakıldığında, “malın değerini belirleyen, o malın üretiminde kullanılan girdi maliyetlerinin toplamıdır”. Üretim maliyeti arttıkça malın/ hizmetin değeri artar. Kuşkusuz burada “iktisadi kıtlık” devreye girer, görece daha kıt iktisadi kaynakların/ daha çok girdinin kullanıldığı mal/ hizmet daha değerlidir. Her iki cepheden bakıldığında aynı malın değeri nasıl “aynı değer” olarak ölçülebilir?

Görüldüğü gibi iktisadi anlamda “değer” kavramı son derece karmaşık ve ölçülebilir nesnellikten uzaktır. Piyasa mucizesine inananların iman ettikleri “piyasadaki fiyat değeri gösterir” mantığı gerçeği göstermemektedir.

Konuya devam etmek dileğiyle…