İktisadi Krizler, Askeri İhtilaller, Seçimler

İktisadi Krizler, Askeri İhtilaller, Seçimler

Olur mu böyle olur mu?/
Kardeş kardeşi vurur mu?/

Anonim

Temel soru şu: Türkiye’nin büyük/ağır iktisadi krizleri ile askeri ihtilalleri arasında bir ilişki kurulabilir mi? İktisadi krizlerin politik sonuçları, ekonomik sonuçlarından daha büyük olabilir mi? İktisadi krizlerin ve politik etkilerinin bedellerini kimler ödüyor? Ödenen bedel, seçmen tercihlerini nasıl etkiliyor?

1. Türkiye’de son altmış yılda ekonomiyi kötü yöneten hükümetler nedeniyle, en ağır üç iktisadi kriz, üç büyük “istikrar önlemleri” ile çözülmeye çalışılmış, hüsranla sonuçlanmıştır. Bir “vakıa” olarak, sivillerin ekonomiyi düzeltemediği ve politik baskıları artırdığı durumlarda askeri müdahaleler ortaya çıkmıştır.

2. Türkiye, II. Dünya Savaşı’nda üretimden kopardığı “dokuz kalem” gencini, beş yıl boyunca cephede beslemek zorunda kalmıştır. Bu iktisaden hem arz hem talep yönünden ağır bir çöküştür. Savaş ekonomisinin ağır koşulları sonucunda, 7 Eylül “1946 İstikrar Önlemleri” ile 1,83TL olan 1 ABD $ karşılığı TL’sı 2,83 TL olmuştur. 14 Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti, sorunsuz bir ekonomi devralmıştır. Türkiye “tek parti rejiminden çok partili rejime”, dünyadaki tek örnek olarak “kansız/darbesiz” biçimde geçmiştir.

3. “Marshall Yardımları”nın ve tarımda iklim koşullarının yarattığı bolluğu ekonomide sürdüremeyen Menderes hükümeti 8 Ağustos’ta “1958 İstikrar Önlemleri”ni almış, TL yaklaşık üç kat değer yitirmiştir (1 ABD $ = 9,00 TL). Ekonomi kötüleştikçe “tek parti” baskısı artmış, baskı artıkça ekonomi kötüleşmiştir. Bozulan tüm dengeler, bir avuç subayın “27 Mayıs İhtilali” ile sonuçlanmıştır. Bu ihtilalin sonucunda çağdaş anayasaya kavuşan, “planlı ekonomi”ye geçen Türkiye, toplumsal bedel ödememiştir.

4. 1960’ların sonunda, “Plan”nın gereklerini yerine getirmeyen AP Hükümeti, 10 Ağustos’ta “1970 İstikrar Önlemleri”ni almış, TL yaklaşık iki kat değer yitirmiştir (1 ABD $ = 15,00 TL). Düzelmeyen ekonomi, baskılanan özgürlükler sonucu, ordu yönetime el koymuştur (12 Mart 1971). Aynı senaryo, daha ağır biçimde aynı ekip tarafından bir kez daha ülkeye yaşatılmıştır: 24 Ocak “1970 İstikrar Önlemleri” (1 ABD $ = 70,00 TL). Bozulan ekonomi, yok edilen özgürlükler sonucu, yine ordu yönetime el koymuştur (12 Eylül 1980).

5. Askeri müdahaleler dönemi kapanmış ama iktisadi krizler olagelmeye devam etmiştir: “1994”, “1999” ve “2001 İstikrar Önlemleri”.

6. Ekonomi iyi yönetilmezse kriz kaçınılmaz, baskı gerekçe olmaktadır. İlginç olan, iktisadi krizlerin bedelini hep ve ağır ödeyen orta ve alt sınıfların, kriz çıkaran iktidardakileri aklayıp siyasi tercihlerini gene aynı nitelikteki partilerden yana kullanmalarıdır. Entelektüeller ise yalnızca askerlere kızmakla yetinmektedirler.