İyi de Ekonomide Rakamlar Neyi Anlatır?

İyi de Ekonomide Rakamlar Neyi Anlatır?

“Herkesin tenceresi kaynar/
Et mi kaynar dert mi kaynar/
Bilinmez…”

Halk deyişi

Temel soru şu: Ekonomide açıklanan rakamların anlamı nedir? “İyi” olarak tanımlanan rakamlar toplumun bütün sınıfları, yani “herkes” için iyi midir? Üretmek kadar bölüştürmek de önemli değil midir?

1. Türkiye bazı ekonomik ölçütlere göre dünyanın 16. büyük ekonomisidir. Bu ekonomik büyüklük iktisadi ve coğrafi konumla birleştirilince gurur verici önemli bir gelişmedir. Ama… İşsizlik, gelir dağılımı, insani gelişmişlik, kadın hakları, vb. ölçütlere bakınca, çok gerilerde kaldığımız görülüyor.

2. Türkiye İstatistik Kurumu, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme oranını 2010 yılı için %8,9 olarak açıklamıştır. (105.680 milyon TL). Bu kimilerinin öngörüsünü aşan bir büyümedir. Büyümenin temel dinamiğini özel sektör yatırımları ve tüketim harcamaları oluşturmuştur. OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında, Türkiye 2009 yılında daha çok küçülmüş (%-4,8), 2010 yılında aynı derecede büyümüştür. Tıpkı lastik top gibi, zemine daha sert düşen daha hızlı yükselir. Büyüme, yatırımlar ve tüketim artışı nedeniyle ekonominin toparlanmaya başladığını gösterir, ama….

İşsizlik oranı çok yüksek, işsizler ekonominin en önemli sorunudur. Ekonomi adeta ithalata bağımlıdır. Cari işlemler açığı, tüm Cumhuriyet Tarihi boyunca (1923-2002) toplam 42.753 milyon $ iken, yalnızca 2010 yılında 48.557 milyon $ olmuştur.

3. Enflasyon rakamları açıklanmıştır: Tüketici Fiyatları Endeksine (TÜFE) göre Mart ayında fiyatlar yıllık bazda %3,99 artmıştır. Enflasyon düşmüş görünüyor, ama….

Tüketicilerin harcamaları içinde en önemli pay gıda harcamalarıdır. Dönemsel olarak bakkaliye gıda mallarının market ucuzlamaları fiyatları düştü göstermektedir. Nitekim Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar 2011 yılı için TÜFE enflasyon tahminlerini yükseltmişlerdir ve buna uygun politikalar uygulamaya başlamışlardır.

Diğer enflasyon göstergesi Üretici Fiyatları Endeksine (ÜFE) göre ise Mart ayında fiyatlar yıllık bazda %10,08 artmıştır. Bu oran çok büyüktür ve gelecekte maliyet artışı olarak, fiyatları artıracak göstergedir. Sonuçta enflasyon düştü diye sevinmek erkendir.

4. Asgari ücretin 629,95 TL olduğu ülkemizde, dört kişilik bir ailenin beslenme harcaması olan “açlık sınırı” 871 TL’dir. Buna diğer “zorunlu” harcamalar eklendiğinde “yoksulluk sınırı” 2.835 TL’dir.

5. Halkın en yoksul %20’si ulusal gelirin yalnızca %5,6’sını alırken, en zengin %20 kalan yarısını (%47,6) almaktadır.

Türkiye’nin asıl sorunu gelir dağılımı adaletsizliği ve işsizliktir. Rakamlar “iyi” olsa bile, yoksulun işsizin derdi bitmeyecektir!