Tartışılmayan Eğitim

Tartışılmayan Eğitim

“…/ Felek bildiğini işler
Hemen yüz yıl talabeyle/…”
Aşık Veysel

Temel soru şu: Temel öğretimde yapılacak “4+4+4” değişiklikle, asıl tartışılmayan nedir?

1. Bu “proje” ile eğitimde tartışılmayan/ tartışılmak istenmeyen, “kalite” sorunudur. Projeyi hazırlayanlarda, gelecek neslin daha çağdaş donanımlı/ “sorgulayan birey”ler olması kaygısı yoktur. Olsaydı, Parlamento’yu baskı altına alıp, dört günde “eğitim”de dönüşüm yaratacak temel yasa çıkması dayatılmazdı. Tersine, “milli” olması gereken iradeyle, tüm kesimlerin özgürce tartıştığı, toplumun her kesiminden görüşlerin alındığı bir olgunlaşma ile Yasa önerisi Parlamentoya gelirdi.

2. İnsanlık tarihi göstermektedir ki, bir toplumda “beşeri” sermaye ne kadar yükselirse, toplum o kadar gelişmektedir. Bugün çağdaş ekonomi bilimi, reel sermayenin artırımından çok, bireylerde “sorgulayan akıl”ın öne çıkmasını tartışmaktadır. Gelişmiş toplumların ilerlemesi, donanımları yüksek nitelikli bireyleriyle bilim ve teknoloji üretmelerindedir. Üretim dünyanın herhangi bir gelişmekte olan ülkesinde gerçekleşebilir, ancak yüksek karlar üreten ülkelere değil, “bilgiyi yaratan” ülkelere akmaktadır.

3. Tüm gelişmiş dünya ülkelerinde eğitimin nasıl daha kaliteli olması gerektiği, ekonomilerin ve yaşamın gerek duyduğu bireylerin nasıl yetiştirileceği, küresel rekabetten bilgi yaratan toplumun nasıl daha çok pay alacağı çalışmaları yapılırken… ülkemizde tüm eğitim yapısının yalnızca imam hatip okullarının orta kısmının açılması üzerine kurgulanması kaygı verici olmaktan bile daha vahim bir anlayışın ürünüdür.

4. 177 ülkede okula başlama yaşı 72 aydan başlarken, şimdi henüz fiziksel ve beyinsel okul çağı gelişmemiş çocukları okula tıkma çabası bile, eğitimde kalite yerine başka bir “şey”in hedeflendiği kaygısını doğurmaktadır.
Ayrıca “seçmeli dersler” konusunda Yasa önerisi ile ikinci kademede 9 yaşındaki çocuktan “yetenek” ve “beceri”sine göre değil, “velinin” ve “okul yönetiminin (!)” tercih ettiği dersi seçmesi istenecektir.

5. “Mesleki Lise”lerden anlaşılan yalnızca imam okullarıdır. Yoksa, onca çoğaltılmış bölümleri ile teknik ve meslek liselerinin nasıl daha nitelikli eğitim vereceği, ekonominin beklentilerine uygun eleman yetiştireceği tartışılırdı. Toplumun sosyal ve ekonomik beklentilerini karşılama, şirketlerin nitelikli eleman açığını giderme konuları önem kazanırdı.

6. Yasa önerisiyle, 2002’den bu yana kaç kez değiştirildiğini ilgililerin dahi hatırlamadığı Kamu İhale Yasası gene değiştirilecek, okulların teknik altyapılarının kurulması toplumsal şeffaflıktan kaçırılacak, 2030 yılına kadar birilerine pastadan pay aktarılacaktır. (Şimdilik tablet bilgisayarlar için 9.2 milyar TL).

7. Hesapsız getirilen Yasa önerisinin 2012’deki Bakanlığa maliyeti 36.6 milyar TL’dir. Yan harcamalarla daha da artacak bu maliyet bile önerinin politik ve ideolojik tutumunu sergilemektedir.
Dershaneler ile ilgili söylemler, şimdilik ciddiyetten uzaktır.

8. Toplumsal sermayenin/ sorgulayan bireyin yetiştirileceği “eğitimde kalite” sorunu iktidar gündeminden çok uzak görünmektedir.