Umut Üzerine…

Umut Üzerine…

“…/ Ne de olsa kışın sonu bahardır/…”
Halk Türküsü

Temel soru şu: Yaşamı anlamlı kılan nedir? Geleceği anlamlı kılan nedir? Yaşamla gelecek arasında ki bağ nedir?

1. Yaşam aslında “an”lardan ibarettir. Kişiler yaşantılarında “an”ların toplamını biriktirirler. Mutluluk denilen duygu, olumlu sayılan an’ların beyinde yarattığı taddır. Aslolan bu duyguyu olabildiğince çok yaratabilmektir. Bunun için de yaşanılan her durumun farkında olmak gerekir. “Farkındalık”tır, yaşamı anlamlı kılan! Kendisinin/ çevresinin/ evrenin farkında olmak ve üretebilmektir, güzel olan.

2. Diğer yandan, kişinin “sahip olmak istediği” ile “ihtiyacını karşılayanla tatmin olması” arasındaki makas ne kadar az olursa an’ların biriktirdiği mutluluk o kadar fazla olur. Konu çok şeye sahip olmak değil, sahip olduğu ile tatmin olmaktır. Konu “azla yetinmek” değil, “sahip olabileceğinin en çoğu” ile “tatmin” olmaktır. Maddi doyum kadar önemlidir, duygusal doyum da.

3. Kişinin tüketim kalıbı ile satın alma gücü çelişiyorsa, ya gelir ya da tüketim kalıbını uygun ayarlamak gerekir. Elbette beklenen (ve istenen) gelir artışıdır. Ne ki, kazanç artırma çabası, yaşamı fark etmeden geçirmeye izin vermemeli. Arada soluklanıp, doğan güneşi, açan yaprağı, gülen çocukları, sevgilinin gözlerini, uzanan eli “fark etmeli” insan.

4. Yaşanılan ortam, çok keyifli olabileceği gibi, yoksulluk/ işsizlik/ hastalık/ yalnızlık/ vb. de olabilir,. “…/ yeter ki sol memenin altı pıt pıt atsın”/…” (N.Hikmet). İş, beklentiyi umuda çevirmektedir. Mutlu ise kişi, yaşadığı anı geleceğe taşıyabilmeyi, değilse gelecekte gülebilmeyi düşlemeli. Düş beklenti, beklenti umut olmalı.

5. Günlük yaşam kaygısı, geleceğe biriktiriyor günleri. Herkes (işçi/ öğrenci/ işveren/ ebeveyn/ esnaf/ köylü/ …) kendince “daha güzel bir yarın” için çabalıyor. Geleceği anlamlandıran da bu çabadır! Yaşamla gelecek arasındaki bağ, bugünü farkındalık ve çabayla geçirmek, yarını daha yaşanır kılmak için çabayı umutla beslemektir.

6. Yeni yılın ikinci günü bugün. Her yeni yıl “yarın kaygısı”nı “yarın umudu”na çevirebilme coşkusunu taşır. Günleri takvimlendirme elbette yapay bir bölümlemedir. Aslolan “umudu” taze tutmaktır! Umut “merak”la beslendikçe gelişir. İnsan, merak ettiği ve üretmek çabasında olduğu için mağaradan çıkmış, heves ve umutla beslenen gelecek dürtüsüyle bunca uygarlıkları yapmış, her daim bir adım ileriye gitme sevdasında olmuştur.

Umut ve merak olmasaydı, bugünün de, geleceğin de çok anlamı olamazdı, herhalde. İş’in / aşın/ eş’in daha güzele ve keyifliye yelken açabilmesi için ille de yürek gülümsemesi olmalı: Umut olmalı!

Gülümsemeniz bol, umudunuz gerçek olsun…